Yeni yılın ikinci günü, çoğu zaman sessiz geçer. İlk günün heyecanı biraz çekilmiştir, takvim hâlâ tertemizdir ama hayat yavaş yavaş kendini hatırlatmaya başlar.
Bugün büyük hedefler yazma günü değil. Bugün “Bu yıl kim olacağım?” sorusu da sorulmaz. Bugün daha sade, daha gerçek bir soru var:
“Bu yıla neleri yanımda taşıyorum?”
Çünkü fark etmeden her yıla bir şeylerle gireriz:
- Alışkanlıklar
- Düşünme biçimleri
- Ertelenmiş kararlar
- “Ben hep böyleyim” dediğimiz cümleler
Bazıları işimize yarar. Bazıları sadece yük olur.
2026’nın ikinci günü, bir çanta boşaltma günü gibi düşünülebilir. Masaya her şeyi dökmeden, sadece içinden bir tanesini seçmek yeterli:
👉 Bu yıl artık taşımak istemediğim bir şey ne?
– Sürekli acele etme hâli mi?
– Her şeye yetişme baskısı mı?
– Kendini açıklama zorunluluğu mu?
– “Sonra yaparım” cümlesi mi?
Ayvalık’ta yaşayanlar bilir: Fazla eşyayla dar sokakta yürünmez. Ya yük hafifletilir ya yol uzar.
Yeni yıl da öyle. 2026’da yol uzun olabilir ama yük hafifse yürümek kolaylaşır.
Bugün kendinden şunu isteme:
“Bu yıl çok disiplinli olayım.”
“Bu yıl mükemmel olayım.”
Bugün şunu de:
“Bu yıl daha yerinde olayım.”
Yerinde kararlar.
Yerinde duruşlar.
Yerinde susmalar.
Yerinde adımlar.
İkinci gün, niyetin kök salmaya başladığı gündür. Sessizdir ama önemlidir.
2026’ya girerken yanında taşımak istemediğin tek şey ne? Bir kelimeyle yazabilirsin.
Bugün küçük bir farkındalık yeter. Büyük değişimler zaten acele sevmez.