@Ece Tuçtüre Dünya Dış Ticaretinin hala çok büyük bir kısmı ( % 80 gibi bir oranda ) mal mukabili şeklinde yapılıyor. Vesaik mukabili ve akreditifli işlemlerin artış göstermesi, görece iyi bir şey. Fakat, mal mukabilini tahtından etmesi, en azından yakın zaman içerisinde pek olası değil... Diğer taraftan, meselenin bir de kültürel tarafı var. Öyle ki bazen, etliye sütlüye hiç karışmadan, sadece genel geçer maddelerle hazırlanmış bir çerçeve antlaşması imzalamak istemeniz halinde dahi; bazı coğrafyalarda bu durum bir " güven eksikliğimi var ? " algısına yol açabiliyor. Bu da ticareti akamete uğratabiliyor. Üstüne bir de vesaik mukabili ya da akreditif dediğinizde; teknik bilgi ve deneyim gerektiren konular olması hasebiyle işin rengi hepten değişiyor. Bir de, akreditif en güvenilir satış şekli olarak nitelendirilir. Adettendir... Ve evet, doğrudur; lakin, nasıl işlediğini bilirsek, eğer... Aksi takdirde, kendi ayağına sıkmaya doğru evirilmeye de oldukça müsaittir ! Hele ki ihracatçı süreci üstünkörü yönetiyor, ya da yönettiğini sanıyor (ki çoğu durumda böyledir); fakat, alıcı işini bilen ve de art niyet sahibi bir kimse ise... Sözleşme, vesaik, akreditif kullanmayalım demiyorum, elbette ! Severiz... Lakin, neyi, neden, nasıl yapacağımızı bilerek hareket etmek kaydıyla ! Çünkü, ne de olsa, aynı sözleşmenin diğer köşesindeki taraf " BİZ " olacağız...