Mozaik biraz alan isteyen bir uğraş gibi görünüyor. Ama aslında çoğumuz, elimizde ne varsa onunla başlıyoruz. Benim de yıllarca bir atölyem olmadı. Bu süreçte salondaki masada çalıştım, bir dönem evde küçük bir odayı tamamen mozaiğe ayırabildim. Tatilde sahilde bile mozaik yaptım. Bazen salon sehpasının üzerinde çalıştım, bazen de yere oturup saatlerce taş kestim. Atölyem olduktan sonra bile hep aynı masada çalışmadım; yaptığım işe göre atölyenin farklı köşelerine taşındım. Zamanla şunu fark ettim: Üretmek için büyük bir atölyeden çok, işleri kolaylaştıran küçük pratikler gerekiyor. Mesela benim için küçük bir el süpürgesi vazgeçilmez. Nerede çalışırsam çalışayım, birkaç dakikada tozları ve cam parçalarını toplayabiliyorum. Evde çalışırken taşları genelde bir poşetin ya da kutunun içinde kesiyorum. Ama itiraf edeyim, çoğu zaman etrafı dağıta dağıta çalışanlardanım. 😅 Eskiden saatlerce müzik açardım. Son zamanlarda ise arkaya bir dizi açıyorum. İzlediğim söylenemez, daha çok dinliyorum. Bir de nereye gidersem gideyim zagzagımı yanıma alırım. İlhamın nerede geleceği hiç belli olmuyor. Bu yaz ise uzun zamandır ilk kez neredeyse hiç mozaik yapamıyorum. Tüm gün Ege’yleyim. Akşam da ailemle yazlık sohbetleri derken gün bitiveriyor. Hatta elimdeki nasırlar bile geçmeye başladı. 🥲 Tabii ki özlüyorum. Ama zamana bıraktım. Şu an hayatımın ritmi bu ve tadını çıkarmaya çalışıyorum. Bu paylaşımı bile yaklaşık bir haftadır parça parça yazıyorum. Bir yandan da geçmişte çalıştığım köşelerin fotoğraflarını bulmaya çalıştım. Şimdi sıra sizde. Mozaiğe yer açtığınız köşeyi görelim. Büyük bir atölye de olabilir, mutfak masası da, balkon da, evinizin küçük bir köşesi de Bir fotoğraf paylaşın. Bir de sizi kurtaran küçük pratikleriniz varsa mutlaka yazın. Belki kullandığınız bir düzen, temizlik yöntemi ya da depolama fikri, burada bir başkasının işini kolaylaştırır. 🤍